Çevrimdışı Aşk - Şebnem Burcuoğlu - PDF E-Kitap Oku, İndir
Çevrimdışı Aşk –  Şebnem Burcuoğlu

Çevrimdışı Aşk – Şebnem Burcuoğlu

Lisans / Fiyat: Ücretsiz
Yıl: 2017
Eklenme: Eylül 12th, 2018
Dil: Türkiye
Sayfa: 224
Yazar: Şebnem Burcuoğlu

119 Kişi Tarafından Görüldü

KOCAN KADAR KONUŞ SERİSİNİN YAZARI

 

ŞEBNEM BURCUOĞLU’NDAN %100 ORGANİK BİR AŞK MASALI

 

Merhaba sevgili okur,

 

Ben Kumru, baharı bekleyen Kumru. Gerçi ben baharı değil, sonuna kadar hak ettiğim o terfi yi bekliyorum ama merak etmeyin, kendisi kapıda.

 

Size zirveye çok yakın bir yerden sesleniyorum. Önümde duran Beyaz Yakalılar Diyarı haritasını net bir şekilde okuyabiliyorum. Bir tarafında CEO ve CFO sıradağları görünüyor, ki kendileri çok yüksek ve diktir, doğru ekipmana ve gerektiğinde fazla ağırlık olarak aşağı atabileceğiniz birkaç elemana ihtiyacınız vardır. Diğer tarafta on beş yıldır terfi edemeyip demirbaşa dönüşenler düzlüğü bulunuyor. Şu tam ortadaki karaltı, masum stajyerlerin çırpındığı fotokopi bataklığı. En uçta ise, her şeyi bırakıp bir sahil kasabasına yerleşerek salatalık domates yetiştirenler yarımadası mevcut. “Organik de organik” diye delirenlerin sürgüne gönderildiği bir yer burası. Canlarım ya, asıl bunlar baharı bekliyor. Ben tabii ki buraya asla ayak basmayacağım. Son derece kurumsalım. Bekle beni zirve, bayrağımı dikeceğim en tepeye!

 

“…Organik yaşamdan söz edip de Ege’de küçük bir sahil kasabasına yerleşme olayına değinmezsem olmaz. Tamam çok şahane, geride kalanlara ‘Allah kurtarsın gençler’ deyip her şeyden kaçmak istiyorsun da sen kurumsal olarak formatlanmışsın bir kere. O konuda ne yapacaksın? Elektrik kesilecek, cep telefonun çekmeyecek, oralarda kışın in cin top oynayacak, börtü, böcek, solucan,örümcek… Hiç düşündün mü işin bu tarafını? Sen Ege’yi istiyorsun da Ege de seni istiyor mu bakalım?…”

Ünlü bir şirketin yönetim kurulundan Datça’ya uzanan bir hikaye. Ve hikayenin baş kahramanı Kumru. Babaannesinden kalan miras sonucu Datça’ya giden Kumru, İstanbul’daki aktif, sosyal medyaya bağlı hayatından kopabilecek mi ? Hayat Kumruyu nereye sürükleyecek. 

Kitap Tanıtım Amaçlıdır.

Kitabına beyaz yakalıların Ege’ye yerleşme hayaliyle dalga geçerek başlıyorsun bir bakıma. Nerden aklına geldi, senin de mi vardı böyle bir hayalin?

Bu romanda da taktım sırt çantamı, Göcek’in, Bodrum’un, Fethiye’nin, Datça’nın köylerini dolaştım, tanıdıkların evlerinde konakladım. Büyük şehirlerde beyaz yaka olarak deli bir tempoyla çalışırken ansızın kafasında bir tel atıp bu köylere yerleşen insanlarla konuştum. Şunu söyleyebilirim ki ben de “Aman yaşarım ne olacak?” diye atıp tutuyordum lakin hiç de kolay bir karar değilmiş. Geri dönen çok. O ortamı değiştirmeye çalışmadan oranın florasına uyum sağlaman gerek ki zaten değişmeye gitmişsin. Alışmışız büyük şehirde her şeyi online yapmaya. Oralarda ise iş başa düşüyor. Yani bunu yapabilene gerçekten helal olsun.

Kitabın diğer bir tartıştığı konu sosyal medya bağımlılığımız, senin önerin ne? Ne yapalım da kurtulalım bu sevdadan?

Bu bir kara sevda. Artık ne onunla ne de onsuz yaşayabiliriz. Ancak her bağımlılıkta olduğu gibi törpüleyebiliriz. Mesela ben diğer mecraları kapatıp sadece Instagram’a konsantre oldum. Orada da daha az vakit geçirmeye çalışıyorum. Yüz yüze bir iletişim olmadığından sevgi ve nefret söylemlerini kolay yazıyoruz sosyal medyadan. Sevgilimizle bile mesajlaşarak kavga ediyoruz! Ben bir de yazarım, sen düşün! Beni en çok korkutan kısım budur.

Ve tabii kitapta sıcacık bir aşk var… Aşk geçmişte mi kaldı dersin, sosyal medyanın olmadığı zamanlarda? Yoksa Ege’de mi kaldı, büyük şehirden uzakta?

Sanıyoruz ki büyük şehirlerde alternatif fazla. Yalan! Birinin sorumluluğunu almaktan korktuğumuz için bu yalana sığınıp değerli olan insanın avucumuzdan kayıp gitmesine izin veriyoruz. Güya yenisi gelecek ya! Son dönemde sevdiğinin peşinden koşanı gördün mü? Göremezsin çünkü biz sadece koşu bandında koşuyoruz. Büyük şehirde de olsa, köyde de olsa fark etmez, aşk emek ister, konsantrasyon ister. Oralarda konsantre olmak daha kolaydır herhalde. Bir teşebbüsüm olmadı ama bu olmayacağı anlamına gelmez.

Ve bence kitaplarını bu kadar sevmemizin nedeni dilinin çok komik ve akıcı olması. Nasıldır yazma sürecin?  Kapanır mısın? Gezer misin? Gerilir misin yazarken yoksa neşeli misin?

Çok zarifsin, çok teşekkür ederim. “Tarifsiz bir mutlulukla güle oynaya yazıyorum” dersem sakın inanma! Çok stresli bir süreç. Ön hazırlığımı yaptıktan sonra ıssız bir yere kapanıp bir ay kadarlık bir sürede yazdım şimdiye kadar. Gece-gündüz aklımdan çıkmıyor hikaye, karakterler. İstesem de başka hiçbir şey düşünemiyorum. Yazarken çok da sevimli olduğumu söyleyemem.

 

Bir önceki yazımız olan Nefret Oyunu - Sally Thorne başlıklı kitabımızda Nefret Oyunu Sally Thorne epub indir, Nefret Oyunu Sally Thorne epub oku ve Nefret Oyunu Sally Thorne özeti hakkında bilgiler verilmektedir.

Bizlere destek olmak için Lütfen Yorum Yapınız.