Sen Gittin Ya Ben Çok Güzelleştim - Nilgün Bodur - PDF E-Kitap Oku, İndir
Sen Gittin Ya Ben Çok Güzelleştim – Nilgün Bodur

Sen Gittin Ya Ben Çok Güzelleştim – Nilgün Bodur

Lisans / Fiyat: Ücretsiz
Yıl: 2018
Eklenme: Haziran 11th, 2018
Dil: Türkce
Sayfa: 256
Yazar: Nilgün Bodur

270.879 Kişi Tarafından Görüldü

Sen Gittin Ya Ben Çok Güzelleştim kitabı Nilgün Bodurun en güzel eserlerinden bir tanesidir. Hala okumadıysanız en kısa sürede temin edip okumanızı tavsiye ederiz.
Sadece hayatta değil, ayakta da kalarak, mutlu olarak, kahkaha atarak yeneriz düşmanlarımızı. En büyük intikam, intikamı bile düşünmemektir. En büyük intikam, bizsizliktir. En büyük intikam, senin aynada gördüğünü onun artık görememesidir…

Bir sene kadar önce eşyalarımı toplayıp sessiz sedasız giderken biliyordum terk ettiğimin terk edenim olduğunu. Gürültü çıkarmadığım, ağlamadığım, kapıları çarpmadığım, eşyaları kırmadığım için hissediyordum bu gidişin dönüşü olmadığını. Bazı gitmeler, beceriksizce teşebbüs edilmiş intihar gibidir.

Not bırakırsın, anlatırsın, ağlarsın… Geride kalanları acıtmaya çalışırsın. Hâlâ bir umudun olduğunu gösterir bu haber veriş, kendini özetleyiş. İşte böyle ölemezsin. Bağın varsa gidemezsin. Ben not bırakmadım giderken, çıt çıkarmadım. Çıkaracağım tüm seslerin duyulmayacağını anladım. Gitmedim aslında, kabullendim ve vazgeçtim. Kapıyı kaparken, kolundan tutanın olmadığında eyleminin adının terk etmek olmadığını anladım. Terk eden, terk edilmiştir. Ardında bırakacağı gürültü sadece başarısız bir intihar girişimidir.

Yani gitmek bana ait bir eylem gibi görünürken, anladım ki giden sendin.

Bir sene sonra geriye bakıyorum da, sen gittin ya ben çok güzelleştim…

(Tanıtım Bülteninden)

Yaşadığı ayrılık acısından sonra o anki hislerini, sonrasında da geçmişe dönüp baktığında hissettiklerini oturup yazdığı kitabıdır.

“ Sadece güçlüler gider.”

Yürüttüğü ilişkinin artık çıkmaza girdiğini ve bir gelecek vaad etmediğini gören yazar, bir gün sessizce geride bir not bırakmadan kapıdan çekip gider. Zaten bu durumun karşı tarafı yıkacağını da düşünmez. Çünkü ona göre bu çoktan gitmesine izin verilen bir ilişkidir.

İşte tüm bu yaşadıklarının ardından kaleme alınan kitap kendi iç dünyasını, iniş çıkışlarını, özüne dönmesini konu almaktadır. Yaşadığı hislerin pek çok kadının da içinde bulunabileceği durumlar varsayıp, genellikle aforizma sözlerle onlara da destek olmaya çalışmaktadır.

Üzüntülerini kısa cümleler ile geçiştirmiş fakat geleceğe dair olan umutlarını daha uzun cümleler ile yazmış. Sayfaların çoğu gündelik hayatındaki olaylar ile başlıyor ama bitişleri genellikle tavsiye verici nitelikte oluyor.

Elbette ki kitapların cinsiyeti yoktur lakin bu kitabın daha çok kadınlara yönelik olduğunu düşünüyorum. Kadının kendini ezdirmemesi, her ilişkisinde daima önce kendine değer vermesi gerektiğini söylüyor. İlişkide tüm kontrolün erkekte olmaması gerektiğini söylerken aynı zamanda kadının düşmanı yine kadındır lafına getiriyor konuyu.

“ Sevmeyenler için sevenleri üzdük ya, müstahak hepimize”

Kitap elime ilk ulaştığında yazar hakkında fazla bilgim yoktu. Arka kapağı okuduğumda bu kitabın ayrılık sonrası yaşanan depresyonu ve sonrasında da kendine gelip hayata yeniden tutunmayı konu aldığını düşündüm. Kısacası bir kadının ilişkisini, yaşadıklarını, olaylarını, kavgalarını, ayrılıklarını kaleme aldığını sanmıştım. Fakat beklediğimin aksine atarlı cümlelere sahip, olaylar kurgusuz, gündelik yaşam ve düşünceler üzerine yazılı hatta kitap genellikle maske ve yemek tarifleri ile dolu.

Yazdığı aforizmalar sosyal medyada bu tip durumlara maruz kalanların paylaşabileceği türden. Zira kitabında sosyal medyanın her alanına bolca yer verilmiş. Beni şaşırtan bir diğer konu da tam bu durumun üzerine.

Mutlu olmak için verdiği 10 öğüdün arasında Türkiye’nin en fazla bilinen Instagram fenomenini takip etmeyin diyor. İlerleyen sayfalarda ise kendi hayatı, çalışıp çabalayan kadınların hayatı ile o kişinin düğününü kıyaslıyor. Sosyal medyada paylaşılan resimlerin gerçeği yansıtmadığını herkesin görünmek istediği hali ile paylaşım yaptığını vurgularken, sık sık kendi Instagram hesabından bahsetmeyi de ihmal etmiyor.

İlişkiler sırasında sevgilinize hediyeler almayın, en fazla bir yemek yapın içine sevgimi kattım klişesini söyleyin nasılsa yiyor bunu saflar diye bir yazısı var. O parayı biriktirip yalnız kalınca tatile gidin diyor. Başka bir sayfada ise “ Biri beni 15 Şubat’ a ışınlasın “ diye bir yazısı var. Yazının içeriğinde ise 14 Şubat’ ın kendisi için bir gün değil bir yıl gibi geçeceğini, ne kadar bakımlı ve fit olduğunu anlatıp buna rağmen evde tek başına kaldığından bahsediyor. ( evet aradaki çelişkiyi anlamak için birkaç dakika düşündüm.)

Kitabında bol bol sağlıklı, avakodolu yemek tarifleri veriyor. En fazla aklımda yer eden ise içtiği kahvenin telvesini her fırsatta yüzüne sürerek maske yaptığı. Zaten ortalama olarak okuduğunuz on sayfada bir bundan bahsediyor.

Atarlı giderli yazdığı sözlerine zıt olan bir durumda içindeki küçük kız çocuğu ile konuşmasıydı. Beni etkileyen belki de tek sayfaydı diyebilirim. Sanırım ben de içindeki küçük kızı hiçbir zaman bırakmayanlardanım.

Sen Gittin Ya Ben Çok Güzelleştim kitabı genellikle konuşma , sohbet havasında yazılmış. Cümleler bu nedenle çok sade ve anlaşılmayan bir tarafı yok. Hayatında yaşadıklarından, kendine artık ne kadar değer verdiğini anlatıyor. Bunu da tavsiye olarak diğer kadınlara yöneltiyor.

Sen Gittin Ya Ben Çok Güzelleştim Kitabı tanıtım olarak eklenmiştir.

Kitap İçeriğinden görseller:

Gebelik (hamilelik) hesapla

Bir önceki yazımız olan Harry Potter ve Sırlar Odası - J. K. Rowling başlıklı kitabımızda harry potter 2 pdf, harry potter 3 pdf ve harry potter azkaban tutsağı pdf hakkında bilgiler verilmektedir.

Bizlere destek olmak için Lütfen Yorum Yapınız.