Ya sahip olacak ya da sahiplenilecekti, affetmek zayıflıktı..
Vahşetin Çağrısı – Jack London

Vahşetin Çağrısı – Jack London

Lisans / Fiyat: Ücretsiz
Yıl: Ekim 2017
Eklenme: Haziran 20th, 2018
Dil: Türkce
Sayfa: 112
Yazar: Jack London

203 Kişi Tarafından Görüldü

Ya sahip olacak ya da sahiplenilecekti, affetmek zayıflıktı… Öldür ya da öl, ye ya da yem ol, kanun buydu ve Buck da zamanın derinliklerinden gelen bu emre itaat ediyordu.

Buck güçlü bir köpekti, babası St Bernard ve annesi İskoçyalı bir çoban köpeğiydi, Kaliforniya’nın Santa Clara Vadisi’nde Yargıç Miller’ın sitesinde yaşıyordu. Orada rahat bir hayat sürüyordu. Buck Miller sitesinde bir bahçıvan tarafından kaçırıldı ve daha sonra, Klondike kuzeyden onu gemi ile götürecek tüccarlara satıldı. Buck, Francois ve Perrault, Kanada hükümeti için çalışan iki posta taşıyıcılarının malı oldu ve bir kızak köpeği olarak yaşamını sürdürmeye başladı. Onu vahşi atalarının içgüdüleri kurtardı: Beslenmeyi, temizlenmeyi, mücadele etmeyi ve kış gecelerinde kar altında uyumayı öğrendi. Aynı zamanda o, Spitz, takımın lider köpeği ile şiddetli bir rekabete girdi. Aralarında büyük bir mücadele başladı. Buck Spitz’i öldürdü ve takımın lider köpeği olarak yerini alıdı. Ekibin başında olan Buck ile Francois ve Perrault’s kızakla yolculuklarını rekor sürede yaptılar. Zorlu yolculuğun ortasında, köpeklerden biri hastalandı. Bu yolculuğun sonunda, posta taşıyıcıları köpekleri Amerikan altın avcıları Hal, Charles ve Mercedes adındaki gruba sattılar. Buck’ın yeni ustaları çok tecrübesizdi. Yolculuklarının yarısında yiyecekleri tükenmeye başladı. İnsanlar münakaşa ederken, köpekler açlıktan zayıflamaya başladılar, hayvanlar yakında öleceklerdi. Takımda on dört köpek varken, sadece beşi hayatta kalmıştı ve ancak John Thornton’un kampına kadar gelmişlerdi, varacakları yere hala uzaktılar. Thornton, incelmiş buzların üzerine çıkmamalarını, boşu boşuna hayatlarını tehlikeye atmamalarını söyledi. Hal bu uyarıyı dikkate almadı ve hemen yola çıkmaya çalıştı. Diğer köpekler hareket etmeye başladılar ama Buck hareket etmeyi reddediyordu. Hal onu dövmeye başladığında Thornton müdahale etti, Hal’ın çektiği bıçağın elinden düşmesini sağladı ve bıçağı yerden alıp Buck’ın iplerini kesti. Hal küfürler savurdu kavgayı kaybetmişti, birkaç dakikada kıyıdan ayrılarak ırmağın üstünde gitmeye başladılar. Çok geçmeden buz kırıldı, insanlar da kepekler de gözden kayboldular. Thornton, onu bir nehirde boğulmaktan kurtardı oda, bir barda Thornton ile kavga başlatmak için çalışan bir adam saldırdı ve en önemlisi, bir tonluk yük taşıyan bir kızak çekerek ona bahiste 1600 $ kazandırdı. Ormanın ta derinliklerinde onu çağıran bir ses vardı. John Thornton’un aşkı onun gitmesini engelliyordu. John Thornton ve arkadaşları, eski bir efsane olarak bilinen kayıp madeni ve orada bulunan eski kulübeyi bulmak için yola çıktılar. Zorlu bir yolculuk oldu. Kulübeyi bulduklarını sandılar ama nerde olduklarını bilmiyorlardı ve kamp yapmaya karar verdiler. Buck ara sıra ormanda dolaşmaya çıkıyordu. Bu yürüyüşler ona tatlı bir sevinç veriyor ve ne olduğunu bilmediği vahşi hisler ve heyecanlar duyuyordu. Yine ormanda onu çağıran sesler duymaya başla bu sefer daha güçlüyü bu sesler, kendini vahşi hayata bıraktı Buck, avlandı aynı vahşi kardeşleri gibi. Kampa geri dönerken bir tuhaflık sezdi, ters giden bir şeyler vardı. Sessizce kampa yaklaştı. Diğer köpeklerden birin ve Thornton’un arkadaşının ölüsüyle karşılaştı. Yeetah kabilesinden adamlar kamplarına saldırmışlardı. Buck çok öfkelenmişti. Bu Thornton’a olan sevgisinden kaynaklanıyordu. Buck, Yeetah kabilesinin adamlarına saldırmaya başladı. Önüne geleni vahşice avlıyor, boğazlarını parçalıyordu. Kaçanların peşini bıraktı ve kamp yerine geri döndü. Thornton’un diğer arkadaşının da cesedini buldu. Sonra Thornton’un izlerini ve kokusunu takip etti. İzler gölün kıyısına doğru gidiyordu ve onun cesedini gölün ortasında gördü. Bütün gün gölün başında bekledi. Gece olunca yine o sesleri duymaya başladı. Karşı konulmaz, dayanılmaz bu sesi dinledi. Çağrıya cevap verdi ve kurtlarla yaşamaya başladı.

Bir önceki yazımız olan Yarın 20 Yaşında Olacağım - Alain Mabanckou başlıklı kitabımızda Yarın 20 Yaşınca Olacağım pdf İndir, Yarın 20 Yaşında Olacağım İndir ve Yarın 20 yaşında Olacağım özeti hakkında bilgiler verilmektedir.

Bizlere destek olmak için Lütfen Yorum Yapınız.